İşte bu kötü…
8.12.09
İşte bu kötü…
25.11.09
üniversitelerde katsayı uygulaması (adaletsizliği) geri döndü.sayısaldan hukuk için uğraşan arkadaşlarımın döktükleri terin her damlası haram sana DARBECİ BARO.
Bu nasıl bir hukuk?Yılına göre karar veriyor.Daha önce biz YÖK ün işine karışmayız diyen hukukçular(???) için değişen ne ?
Kendinle hesaplaşmayalı ne kadar oldu? 3 ay? 4? 9? Belki de yıllar?
Düşünüyorum Merve. Seni düşünüyorum. Bu kadar soğukkanlı ne zaman oldun? Hani sen pireyi deve yapan küçük kız. Ne zaman büyüdün. Hani sadece günlüklere ve bloglara derdini anlatan dışarıda mutlu gibi gözükmeyi seçen kız. İsyan bayraklarını ne zaman dalgalandırdın?
Msjlarına cevap gelmediği hangi arada tepkisiz geçiştirebilmeyi öğrendin.
Peki, mutlu musun?
Birileriyle arkadaş kalabilmek zor geldi değil mi? Arkadaşlarının tepkilerini ne zamandır bu kadar aşırı buluyorsun? Aynı tepkileri sen zamanında onlara vermiyor muydun?
Kaybetmek kötü biliyoruz bunu. Geçtiğini sandığın ama hiç geçmeyen bir hastalık gibi. Ara ara sancılar yaşatan. Ağlatan.
Artık ağlayamayacak kadar duygusuzlaşmıştın ama sen doğru…
Kalbin hala iki üç şehir arasında bir yerlerde sıkışıp kaldığını söyleme bana. Soğukkanlı olmanı takdir ettim ama hala aptalsın. Hala senden değer istemeyenlere bile değer verecek kadar değersizleştirensin seni, yani beni.(!)
Mutluluk kimine göre zor kimine göre basit kimine göre biraz uğraş gerektiren kimine göre değişkenlik gösteren bir olgu oldu…
Ama Merve bu aralar sana hep zor... Yani bana (!)
15.11.09
Şimdilerde çok farklı tatlar yaşıyor olmanın dayanılmaz hafifliği diyebilmek adına neler verebilirdim? Çok şey… Ama ağır yaşadıklarım. Ve bunların hepsi benim hatam. Hata olsa bile ağırda gelse sevmek güzel.
Her gün görebilmek için türlü cambazlıklar, saçma sapan bahaneler v.s.
**
Sadece aşk ve sevgiden bahsetmek fevkalade iyi gelebilirdi bana, konuştukça aşkın içine batma durumları olur ya hani ve senin batmaman gerekir dudak bükerek başka konulara değinmek istiyorum. Ama güzel be. Sevmek yani.
**
Demokratik açılım sürecinde herkes iyi niyetli olsun dedik, empati dedik, barış dedik derdimizi anlatamadık. Milletin vekili olmuşlar hala ilkokul tadında devam eden hareketler sergiliyorlar. Milleti temsil etmenin sorumluluğunu kavrayamayan inatçı bay – bayanlar. Yüz karalarımız. Masalara vurmak kime neyi kazandırır?
**
Havalar iyice soğudu. Koordinatör bir ağabeyimiz var çalıştığım yerde sobaları içten yakalım önce demişti. Uyum sağlayabilirim. Evet.
**
Başta aşktan bahsetmiştim ya o benim için değil. Aşka inanmam ben kimseyi görmek için saçma sapan bahaneler uydurmam Duygu değil mantık lazım. Yersen .)
**
Kendini zorladıkça saçmaladığının farkında mısın Merve?
**
fark ettim, bu bloğu açtım açalı sürekli kafam karışık benim.
2.11.09
Etiketler: ben bu aralar herşeye üzülür oldum..
2 Kasım Pazartesi 19:00 TÜNEL Meydanı DARBEYE KARŞI 70 MİLYON ADIM KOALİSYONU
üstüne eklenecek ne var ki ?
orda olunmalı.
ayrıca :
Mazlum-Der, DTP, DSİP, EHP, Genç Siviller, DÖH, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De, ÖSH, yeşiller Partisi üyeleri ne duyarlılıkları için teşekkür etmeli.
1.11.09
Hayat karmakarışık zaman geçtikçe ve ben büyüdükçe daha bir çorba oluyor sanki…
3 senedir zorla devam ettirdiğim sevgilerim ve hayallerim mevcuttu. Şartlar ekim ayında bu yosunlaşmış alışkanlıklarımın üzerine kezzap döküp sorunlu bölgelerimi temizlememi söyledi. Başta istemedim. Ama zorladılar. Bende çaresizce temizlemeye çalıştım. Canım yandı. Çok ağladım. Ben bu sene ağlamadığım kadar ağlamışımdır herhalde. Anladım ki ağlamak sadece çocuklar için bir çözüm yolu. Hatta her çocuk için bile değil.
Bu sene nasıl biter kestirmek çok zor. Bir fikri dahi yürütemiyorum. Ya da tahmin etmekten korkar oldum.
Yazamadım buraya. Yazacak çok şey oldumu yazamıyorsun. Kelimeler birikiyor, birikiyor ama yerlerine güzel güzel dizemiyorsun. Yazmak ayrı bişey*.Dertlerini ustaca anlatan kalemlere buradan selam ediyorum.
Yazmadığım zamanlarda birkaç şey öğrendim. Hemen paylaşalım.
*bazen öyle sırlar olur ki onu sadece senin bilmen gerekir. Çünkü kendini ister sev ister sevme seni en iyi anlayan varlık yine kendin.
*sen iyi niyetlerle bir şeyler yapmaya çabalasan bile herkes iyi niyetli değil. Ve öyle şeyler yaparsın ki aslında ben bunu yapmak istememiştim sen nasıl böyle anladın demek zorunda bırakır hayat seni. Olan olmuştur. Bu durumlarda genelde çoktan insanlar kafalarında sen hakkında yargıya varıp hükmünü giydiriyorlar. Etiketlenmek kötü. Duygudaşlık şart.
*kalp kalbe karşı falan değil. Benden söylemesi
Bu yazıda böyle oldu. Biraz karamsar ve yoğunluklu olarak şaşkın. Umarım her şey değişir güzelleşir falan filan.
Hadi gittim ben…” şimdilik”.




